Şimdi yükleniyor

Orta Düzeyde Kahve Tüketimi Ömrü Uzatabilir mi?

Kahve Araştırması

Orta Düzeyde Kahve Tüketimi Ömrü Uzatabilir mi?

Kahve tüketimi, oksidatif stresi azaltarak biyolojik yaşlanma süreçlerinin önlenmesine yardımcı olabilir. Yeni yapılan bir çalışma, daha kısa telomer uzunluğuna sahip olma eğilimindeki ağır ruhsal bozukluğu olan bireylerde, kahve tüketimini inceliyor. Çalışma, psikiyatrik bozuklukluğu olanlara kahve reçete edecek kadar güçlü kanıtlar sunmasa da hem ruhsal hastalıkları olanların hem de kahve severlerin ilgisini çekebilir.

Telomer uzunluğu, hücresel yaşlanmanın göstergelerinden biri olarak kabul edilir. Ciddi ruhsal bozuklukları taşıyan bireylerde, telomer uzunluğu normal popülasyona göre daha kısa olma eğilimindedir. Vid Mlakar ve arkadaşları tarafından yapılan bir çalışmada, ağır ruhsal bozukluğu olan bireylerde, kahve tüketiminin telomer uzunluğuna, yani biyolojik yaşlanmaya etkisi incelendi.

BMJ Mental Health Dergisi’nde yayınlanan çalışmaya, şizofreni, bipolar ve psikozlu majör depresif hastalarından oluşan 436 katılımcı dâhil edildi. Ağır ruhsal bozuklukları olan bireylerin,  akranlarına göre 15 yıl kadar daha kısa ömürlü olduğu kabul ediliyor. Makalede, şizofreni ve bipolar bozukluk hastalarında daha kısa telomer uzunluğu olduğuna dikkat çekiliyor.

Çalışmada, 2021-2022 döneminde dünya çapında 10,56 milyar kilogram kahve tüketildiği tahminine de yer verilmekte. ABD Gıda ve İlaç Dairesi ve İngiltere Ulusal Sağlık Servisi gibi çeşitli sağlık otoriteleri, günde en fazla 400 mg kafein tüketilmesini öneriyor. Bu da yaklaşık olarak 4 fincan kahveye denk gelmekte.

Azı Karar Çoğu Zarar

Kahve tüketiminin telomerler üzerinde potansiyel bir koruyucu etki doğurduğunu öne süren çalışmalardaki bu etki, büyük ölçüde kahvenin sahip olabileceği varsayılan antioksidan özelliklerden kaynaklanır. Hazır kahveler söz konusu olduğunda ise etki negatiftir.

Kahvenin, bilişsel keskinliği artırmak, obezite, metabolik sendrom veya tip 2 diyabet riskini azaltmak, çeşitli kanser türlerinin görülme sıklığını düşürmek ve her türlü ölüm riskini azaltmak gibi çeşitli fizyolojik sağlık yararları sağladığını öne süren çalışmalar bulunuyor.

Günde dört fincandan fazlasının fiziksel sağlık üzerinde olumsuz etkileri olacağı düşünülmekte… Fazla kahvenin uyku süresini 45 dakika azaltabileceği, günde 5 fincandan fazla tüketimin panik atak riskinde artış ile ilişkilendirildiği çalışmalara işaret ediliyor. Aşırı kahve tüketimi, idrara çıkmada artış, mide-bağırsak bozuklukları, kas titremeleri, sinirlilik, aritmi ve fikir uçuşması gibi belirtilere neden oluyor. 

5 Yıl Daha Genç Biyolojik Yaş

Çalışma sonucunda, telomer uzunluğu ile kahve tüketimi arasında ters J şeklinde bir ilişki bulundu. Günde 3-4 fincan kahve içenlerde zirveye ulaşan telomer uzunluğu, 4 fincandan sonra düşüşe geçti. Önerilen dozda kahve içenlerin biyolojik yaşı, kahve içmeyenlere göre 5 yıl daha gençti. Beş fincandan fazla kahve içen grup ise hiç kahve içmeyenler ve günde 1-2 fincan kahve içenlerden önemli ölçüde yaşlıydı. Ciddi ruhsal bozukluğu olan kişilerde yüksek kahve tüketimi eğilimi olduğundan, araştırmacılar, önerilen günlük dozun üzerindeki alımı azaltmanın yararlı olabileceğini ileri sürmekte.

Çalışma, ağır ruhsal bozukluğu olanları inceleyen bir ön çalışma olarak değerli görülmekle birlikte, daha kesin sonuçlar için kapsamlı çalışmalara ihtiyaç var.

Share this content:

“Yaşam Uzuyor” sitesi, gazete, dergi ve televizyon tecrübesine sahip ekip üyelerimizin yanı sıra medya iletişimi, kurumsal ve bilimsel yayıncılık deneyimi olan bir editör ekibi tarafından hazırlanıyor.

Yorum gönder